transit ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
transit ticaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2012 Pazartesi

Transit Ticaretin Ba-Bs Bildirimlerinde Gelir İdaresi Neden Görüş Değiştirdi?



Konu ile ilgili olarak, İstanbul Defterdarlığı’nca verilmiş olan 19.09.1988 tarih ve 11-288 nolu mukteza metni şöyledir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun birinci maddesinde Türkiye’de yapılan aşağıdaki işlemler Katma Değer Vergisi’ne tabidir.
1- Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler
2- Her türlü mal ve hizmet ithalatı
3- Diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler şeklinde hükme bağlanmıştır.
Kanunun 2’nci maddesinde teslim bir mal üzerindeki tasarruf hakkının iki veya daha fazla kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle, malın bu arada el değiştirmeden doğrudan sonuncu kişiye devredilmesi halinde, aradaki safhaların her birinin ayrı birer teslim olduğunu hüküm altına almıştır.
Kanunun 6’ıncı maddesinde ise “işlemlerin Türkiye’de yapılması” bu malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını (değerlendirme Gelir V.K. 7’inci maddeye göre tayin olunur.) şeklinde tanımlanmıştır.
10’uncu madde “vergi doğuran olay”ı tanımlarken ithalatta vergiyi doğuran olay “ithalatta gümrük kanununa göre gümrük vergisi ödememükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise fiili ithalatın yapılması” şeklinde tanımlanmıştır.
Transit Ticaret aşağıdaki belirtilen şekillerde yapılabilir.
a) Önceden döviz tahsil suretiyle,
b) Mahsup suretiyle,
c) Net döviz girdiğinin beyanı suretiyle şeklinde tanımlanmıştır.
Bu yasal düzenlemelerin değerlendirilmesinde;
1- Yapılan faaliyetlerin ihracat yönetmeliğinin ilgili maddesinde tanımlanan mahsup suretiyle transit ticaret kapsamında yapıldığı,
2- Transit ticaret kapsamına giren mal satışının doğrudan doğruya (başka ülkeye) satıldığı,
3- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 2/2’nci maddesine göre Irak’taki bir firmaya yapılan teslim işleminin Türkiye’de zuhur etmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda teslim işlemi Türkiye hudutları dahilinde cereyan etmediğinden söz konusu teslim Katma Değer Vergisi kapsamına girmemektedir. (KDV beyannamesinde gösterilmez.)
Büyük mükellefler vergi dairesi  B.07,1.GİB.4.99.16.01/01 VUK b Mük.  257/2009/-MUK-34   06.05.09/15130,müktezası ise şöyledir;
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/1.maddesinde Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ne tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Kanunun 2.maddesinin 1.bendinde teslim, bir mal üzerindeki tasarrufhakkının malik veya onun adına hareket edenlerce alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi, şeklinde tanımlandıktan sonra bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdiinin de teslim hükmünde olduğu, belirtilmiştir.Anılan Kanunun 6’ıncı maddesinde; işlemlerin Türkiye’de yapılması ile malların teslim anında Türkiye’de bulunmasının ifade edildiği hüküm altına alınmıştır.Diğer taraftan;06.06.2006 tarih ve 26190 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İhracat Yönetmeliğinin 4’ncü maddesinin (n) fıkrasında; transit ticaret yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmadan ya da antrepodan satın alınan malın, ülkemiz üzerindentransit olarak veya doğrudan doğruya yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmaya ya da antrepoya satılması, şeklinde tanımlanmıştır. Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 148, 149 ve Mükerrer 257 nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 362 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile Katma Değer Vergisi mükelleflerinin beyanlarının oto-kontrolüne imkan vermek ve bu formlar sayesinde mükelleflerin mal alım ve satımları ile katma değer vergisi beyanlarının çapraz kontrole tabi tutulabilmesi amaçlanmaktadır.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre; transit ticarete konu mallar şirketin mal varlığına girip çıkmasına ve satışın fatura ile belgelenmesine rağmen, millileştirilmeksizin satışa konu olduğu için katma değer vergisinin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, katma değer vergisinin konusuna girmeyen işlemler “Katma Değer Vergisi Beyannamesinde”, “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Ba)” ve "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" de hiçbir şekilde yer almayacaktır.
Bu şekilde çok sayıda özelge mevcuttur,bizde  idarenin görüşü doğrultusunda bir makale yazarak,meslektaşlarımızın işin mutfağında sıkıntı yaşamamaları adına bilgi paylaşımında bulunmuştuk,ancak  yine İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 01.07.2010 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-219 sayılı özelgesinde transit ticaret kapsamında yapılan alım satım işlemlerinin Ba-Bs formlarına dahil edilip edilmeyeceği konusunda görüş değiştirmiştir.Özelge şöyledir;
“İlgi dilekçenizde, transit ticaret kapsamında yapılan alım satım işlemlerinizin Ba-Bs formlarına dahil edilip edilmeyeceği hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmekte olup, konuyla ilgili olarak gerekli açıklamalar aşağıda yapılmıştıır.Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 148, 149 ve Mükerrer 257' nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir.Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.Aynı Tebliğin 1.2.1 bölümündeki açıklamalara göre, bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir.Ayrıca, 396 Sıra No.lu Genel Tebliğin 1.2.2. bölümünde "Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" nun Tablo II alanında bildirilecektir." açıklaması bulunmaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalara göre; transit ticaret kapsamında şirketiniz tarafından yapılan işlemlerin belgelendirilmesi halinde Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilmesi gerekmektedir.”
Ba-Bs bidirim formları,Katma Değer Vergisi mükelleflerinin beyanlarının oto-kontrolüne imkan vermek ve bu formlar sayesinde mükelleflerin mal alım ve satımları ile katma değer vergisi beyanlarının çapraz kontrole tabi tutulabilmesi amaçlanmaktaydı da ne oldu da  kdv beyanına tabi olmayan işlemlerde had esasına göre Ba Bs formlarına dahil  edildi?
Vergi Hukukunda yer alan Mükteza müessesini irdeleyelim,
- Mükelleflerin vergi durumları ve uygulanması bakımından tereddüde düştükleri hususlar hakkında bilgi istemeleri üzerine kendilerine yetkili makamlarca yazılı olarak verilen görüşlere Mukteza (Özelge) denilir.
-Muktezalar ilgili mükellefe verilen cevap niteliğindedir dolayısıyla yardımcı kaynak hükmündedir.
-Sözle yapılan bilgilendirme mukteza veya özelge olarak adlandırılamaz. “Sadece başvuru yapan mükellefe yazı ile gönderilen cevaplar mukteza veya özelge olarak adlandırılmaktadır.
-Mevzuat içerisinde mukteza veya özelge kavramı Vergi Usul Kanunu’nun 413. maddesinde yer almaktadır Buna göre: “Mükellefler, Maliye Bakanlığı’ndan veya Maliye Bakanlığı’nın bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler. Yetkili makamlar yazı ile istenecek izahatı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak mecburiyetindedirler.Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam etse dahi ceza kesilmez.”
Ba Bs formlarının asıl amaçları KDV de naylon faturanın önüne geçmektir. 5000 tl yi geçen faturaların beyan zorunluluğu bu nedendendir.hiçbir şekilde kdv beyanına girmeyen transit ticaret gibi özel bir ticaretin 5000 tl yi  geçmesi nedeniyle  Ba Bs formlarında beyan  edilmesinin,istatistiki birtakım bilgilere ulaşmak için, Vedop ta ara  programlarla farklı bir amacı var ise en  azından bir tebliğ yada sirkü ile ihtiyaç sahiplerinin yönlendirilmesi gerekir.

Dr. Ufuk ÖZDEMİR
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
ufuk@ada.net.tr 
Tarih: 06.10.2011 

19 Mart 2012 Pazartesi

TRANSİT TİCARET BA-BS FARKLI BAKIŞ

3. Transit Ticaret Kapsamında Yapılan Alım Satım İşlemlerinin Ba-Bs Formlarına Dahil Edileceği[1]

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 01.07.2010 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-219 sayılı özelgesinde transit ticaret kapsamında yapılan alım satım işlemlerinin Ba-Bs formlarına dahil edilip edilmeyeceği konusunda aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

“İlgi dilekçenizde, transit ticaret kapsamında yapılan alım satım işlemlerinizin Ba-Bs formlarına dahil edilip edilmeyeceği hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmekte olup, konuyla ilgili olarak gerekli açıklamalar aşağıda yapılmıştır.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 148, 149 ve Mükerrer 257' nci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak,350 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir.

Söz konusu yükümlülüğün 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerinde yerine getirilmesinde uygulanacak usul ve esaslar ile bildirim hadleri 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

Aynı Tebliğin 1.2.1 bölümündeki açıklamalara göre, bildirim mecburiyeti bulunan mükelleflerce, belirlenen hadler çerçevesinde yapılan her türlü mal ve/veya hizmet alış ve satışları, bunlara ilişkin belgenin türüne (Fatura, irsaliyeli fatura, serbest meslek makbuzu, müstahsil makbuzu, gider pusulası, akaryakıt pompalarına bağlı ödeme kaydedici cihaz fişi, sigorta komisyon gider belgesi ve yolcu bileti gibi) bakılmaksızın Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilecektir.

Ayrıca, 396 Sıra No.lu Genel Tebliğin 1.2.2. bölümünde "Mükelleflerin 2010 yılı ve müteakip yılların aylık dönemlerine ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000 TL olarak yeniden belirlenmiştir. Buna göre, bir kişi veya kurumdan katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet alışları, "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki mal ve/veya hizmet satışları ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" nun Tablo II alanında bildirilecektir." açıklaması bulunmaktadır.

Yukarıda yer alan açıklamalara göre; transit ticaret kapsamında şirketiniz tarafından yapılan işlemlerin belgelendirilmesi halinde Ba-Bs bildirim formlarına dahil edilmesi gerekmektedir.”

4. Serbest Bölgeden Alımların Form Ba ile Bildirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar

Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığının 11.11.2010 tarih ve B.07.1.GİB.4.41.15.02-VUK.2010/1-64 sayılı özelgesinde serbest bölgelerden alımların  Ba formunda bildirilme şekli ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

381 ve 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde Ba ve Bs bildirim formlarının Tablo II bölümlerinin doldurulması sırasında kullanılacak " ülke kodu" bilgilerinin Tebliğ ekinde yer aldığı belirtilmiştir. Buna göre serbest bölgede faaliyet gösteren mükelleflerden mal ve/veya hizmet alan mükellefler tarafından yapılan alışların Form Ba ile bildirilmesinde, ülke kodu bölümüne serbest bölge kodunun, vergi kimlik numarası bölümüne de mal ve/veya hizmet alınan mükellefin vergi kimlik numarasının yazılması gerekmektedir.

...

Yukarıda yer alan açıklamalara göre, serbest bölgeden yapılan mal alımının Ba formunda gösterilmesinde, ülke koduna serbest bölgenin kodunun, vergi kimlik numarası bölümüne de mal alımında bulunduğunuz mükellefin vergi kimlik numarasının yazılması gerekmekte olup, şirketiniz tarafından ülke kodunun düzeltilmesi için verilecek Ba formları için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacağı tabiidir.”


alomaliye.com

TRANSİT TİCARET NEDİR? MUHASEBESİ? KDV, BA, BS BEYANI?

TRANSİT TİCARET NEDİR? MUHASEBESİ? KDV, BA, BS BEYANI?
Tarih: 18.12.2009
12.07.2008 tarih ve 26934 sayılı resmi gazetede yayınlanan İhracat Yönetmeliğine göre,Transit Ticaret,Mal bedelleri içintransfer yapılarak veya yapılmaksızın, satın alınan yabancı menşeli veya Türk menşeli olup da yurtdışına satılmış malların transit olarak veya doğrudan doğruya, ithalat ve ihracat rejimi hükümlerine tabi olmaksızın başka bir ülkeye satılmasıdır. Veya yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmadan ya da antrepodan satın alınan malın, ülkemiz üzerinden transit olarak veya doğrudan doğruya yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmaya ya da antrepoya satılmasıdır.



Türkiye’de yerleşik herhangi bir firma tarafından ithal edilmek amacıyla yurda getirilerek, gümrük antrepolarına alınan bir malın aynı firma ya da malları gümrük antreposunda devir alan başka bir firma tarafından başka bir ülkeye (ya da malın getirildiği ülkedeki başka bir firmaya ) satılması da transit ticaret işlemidir.
Uluslararası anlaşmalarla ticareti yasaklanmış mallar ile Müsteşarlığın madde politikası itibariyle transit ticaretininyapılmasını uygun görmediği mallar transit ticarete konu olamaz. İthalat ve ihracat yapılması yasaklanmış ülkelerle transitticaret yapılamaz.Söz konusu mallar ve ülkeler dışında kalan mallar ve ülkelere transit ticaret yapılmak istenilmesi halinde işlemlerin transit ticaret formu aranmaksızın transit rejimi çerçevesinde sonuçlandırılması gerekmektedir.
Transit Ticarete İlişkin Tebliğ’in yürürlükten kaldırılması nedeniyle, bu Tebliğ gereğince doldurulması gereken transit ticaretformu uygulamasının da kaldırıldığı, transit ticaret işlemlerinin gümrük mevzuatında yer alan transit rejimi çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.Transit ticarete konu olan mallarla ilgili olarak, ithalata ve ihracata ilişkin vergi, resim, harç ve fon tahsil edilmez.Gümrük idarelerince verilebilecek izne istinaden malların Türk gümrük hattını aşarak işçilik görmek üzere fiktif depo veya antrepolara alınması "fiili ithal" hükmünde değildir.
Bu hususa uygun bir örnek oluşturalım;
X A.Ş. millileşmemiş iskele aksesuarlarını, yurt içinde mukim Y LTD.ŞTİ. den, ihracat yapmak amacı ile, antrepo teslimi, ürünü almış ve aynı gün Kuzey Irak'a kârını koyarak yurt dışı ederek satmıştır.

X A.Ş. Malzeme alış kaydı;
-------------30.10.2009----------------------
153-T.MALLAR HS. *******
                320-SATICILAR HS.******
---------------------------------------------------
Y LTD.ŞTİ.Malzme alış kaydı
------------------/-------------------------------
153-TİCARİ MAL HS. ********
                320-SATICILAR HS.*******
---------------------------------------------------

Y LTD.ŞTİ.Malzeme satış kaydı
------------/---------------------------
120-ALICILAR HS.*********
                601-Y.DIŞI SATIŞLAR HS.*******
---------------------------------------------------
X A.Ş Malzeme satış kaydı
-----------30.10.2009--------------------------
120-ALICILAR HS.***********
                601-Y.DIŞI SATIŞLAR HS.************
---------------------------------------------------
Kafanız karıştı gibi değil mi, Y LTD.ŞTİ. malı ithal eden ama gümrükten sokmadı, millileşmeyen malı, ihracat amacıyla gümrük antreposuna koymuştu,ama ilgili ürünü ihracat yapacak başka bir firmaya devrederek aradan çıkmıştı,üstelik mal sanki yurt içinde teslim gibi gözüküyor,hay Allah nasıl olacak,peki bu alışlar satışlar BA ve BS lere girecek mi?KDV beyanı açısından ne olacak? Evet yukarda yapılan ticaretin her aşaması yasaldır aynı zamanda.

Mal bedelleri için transfer yapılarak veya yapılmaksızın, satın alınan yabancı menşeli veya Türk menşeli olup da yurtdışına satılmış malların transit olarak veya doğrudan doğruya, ithalat ve ihracat rejimi hükümlerine tabi olmaksızın başka bir ülkeye satılmasıdır.
Bu amaçla anrepoya getirilmiş bir ürünün el değiştirilmesi ,yine bu malı millileştirmeden alan firmanın da transit taciri olması anlamına gelmektedir. KDV açısından ,KDV Kanununun 6/b maddesine göre Türkiye’de ifa edilmeyen veya Türkiye’de faydalanılmayan hizmetler Türkiye’de yapılmamış sayılır ve verginin konusuna girmez,bu nedenle yukarda ki teslimler, KDV beyanına dahil edilmez.
Transit ticarete konu ürün ile ilgili düzenlenen GÇB farklı kod ile düzenlenir,firma şifresi ile vedop tan baktığınızda diğer ihracatlarla alakalı düzenlenmiş GÇB ler gibi transit ticarete ait GÇB leri ,vedop sisteminde göremezsiniz.
Transit ticarete konu mallar şirketin mal varlığına girip çıkmasına ve satışın fatura ile belgelenmesine rağmen, millileştirilmeksizin satışa konu olduğu için katma değer vergisinin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, katma değer vergisinin konusuna girmeyen işlemler “Katma Değer Vergisi Beyannamesinde”, “Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Ba)” ve "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" de hiçbir şekilde yer almayacaktır
Dr. Ufuk ÖZDEMİR
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir